Çağımızın en amansız ve tedavisi bulunamayan hastalıklarından birisi olan kanser özellikle Türkiye sınırları içerisinde de yüksek oranda görülen bir patoloji olarak karşımıza çıkıyor. Yeryüzünde birçok bilim insanı bu hastalığı yenebilmek adına kimyasallar geliştirmek için uğraşırken, bir taraftan da doğanın bize sunduğu fırsatlardan yararlanmak için uğraşıyor.

Çeşitli bitkiler, balıklar bu iş için kullanılmak istenmekte. Meksika kökenli bir semender olan aksolotl ise bu konudaki uğraşların gözünü çevirdiği son canlılardan. Medipol Üniversitesi Rejeneratif ve Restoratif Tıp Araştırmaları Merkezi (REMER) Kurucu Başkanı Prof. Dr. Gürkan Öztürk yaptığı açıklamalarda bu canlının kanser tedavisi ve mekanizmalarını anlama çalışmaları için oldukça uygun olduğunu belirtti.

300 kadar canlının uzun uğraşlar sonucu Türkiye’ye geldiğini tahmin etmek zor değil. Bilim insanlarımız bir süre bu canlıları kullanacak ve temennimiz o ki tıpta kanser tedavisinin ülkemizde ve dünyada önünü açacak bir sonuca ulaşacak. Önümüzdeki günlerde bu konu ile ilgili daha önemli bilgiler elimize ulaşacaktır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz